ATATÜRK




...

/ İçerik /

ATATÜRK'ÜN ANI DEFTERİ-1




2013-08-04 - Bodrum

6 Kasım 1332 Pazar (19 Kasım 1916) “Bugün sağlık durumum çok iyidir. Hacı Musa Bey veda için geldi. 50 lira verdim. Ekim’den başlayarak maaş verilmesini emrettim. Düşman cephesine karşı yapılacak genel keşfin sonuçlarını görmeğe Neşet Bey’i görevlendirdim. Alphonse Daudet’in “Sapho – Moeurs Parisiennes (Safo – Paris Adetleri) adında canım sıkıldıkça okuduğum roman bitti.”

O günün notları burada bitmiyor, Mustafa Kemal Atatürk bitirdiği kitabın kısa bir özetini de yapmayı ihmal etmiyor. Fakat yarısında sıkılıyor olsa gerek, ‘… vb’ diye kısa kesiyor.

Atatürk, size bazı günlük notlarını vereceğim bu anı defterini 1916 yılı sonuna doğru tayin edildiği Bitlis, Muş, Çapakçur, yani Doğu Cephesi’nde tuttu. Tümü kendi el yazısıyla ve Osmanlıca tutulan anılar, ilginç bir şekilde aniden kesilmektedir.

Atatürk’ün çok kitap okuduğu zaten biliniyor. Fransızcası iyi olduğu için genellikle Fransız edebiyatını ve de özellikle 1789 Devrimi ile ilgili tarihi ve sosyolojik araştırmaları okuyor. Ama bu anı defterinde, Çanakkale Savaşları sırasında yorgun düşmüş bir kumandanın hiç dinlenmeden Doğu Cephesi’ne gönderilmesine rağmen, o halde bile neler okuduğunu resmetmesi bakımından, özellikle okuduğu kitaplarla ilgili notlarını buraya almayı yeğledim. (İtalik yazılar benim açıklayıcı notlarımdır)

18 Kasım 1332 Cuma (1 Aralık 1916)

Sabah tuvaletimi yaptıktan sonra tayları gördüm. Hepsi fark etmiş. Eşraftan Sadık Bey, Ali Ağa ve başkaları ziyarete geldiler. ‘Allahı İnkar Mümkün müdür’ adlı kitabı okuyorum. (Yazarı Konsolosoğlu Filibeli Ahmet Hilmi – 1327 / 1911)

19 Kasım 1332 Cumartesi (2 Aralık 1916)

Evden çıkmadım. Ordu Komutanına Van Hareket Müfrezesinin gelecekteki hareketi hakkında bir rapor yazdım. Van aleyhinde girişimin milis kuvvetleriyle olamayacağını ve nizami kuvvetlerle takviyesi gerek, bu ise iaşe bakımından güç. Bence yapılacak şey kalmamıştır. Silvan Jandarma Komutanı ziyaret geldi. ‘Allahı İnkar Mümkün müdür’ kitabını okumaya devam. İhsan ve Ömer’e (yetiştirmek için yanına aldığı iki yetim çocuk) ‘Yaşamak Kavgası’ adındaki Türkçe şiirin (yazarı Mehmet Emin Yurdakul) bir kısmını ezberlettim. Nuri Bey’den bir mektup aldım. Muş’a saldırı aleyhinde. Kuvvetleri geri çekmeyi öneriyor.

20 Kasım 1332 Pazar ( 3 Aralık 1916)

“Allahı İnkar Mümkün mü?” yapıtını bitirdim. Bütün feylesofların çeşitli dinlere bağlı biyolojiciler, akılcılar, maddeciler, hukukçular, düşünürlerin, tasavvufçuların tümü ruh’un varlığı ve yokluğunu, ruh’un ve madde’nin bir ya da ayrı olup olmadığını, ruh’un kalıcı olup olmadığını inceliyor. Bu incelemelerde, bilim ve fenne dayananlar kabul. İmam Gazali, İbn-i Sina, İbn-i Rüşd gibi Müslüman imamlarının demeçleri de bayağı görüşlerden büsbütün başkadır; yalnız anlatımlarında çok simge var. Dindar düşünürler, kurallar ve bilimler ve fenler ve felsefeyi, din kurallarının yorumu için evirip çevirmeğe çaba göstermişler. Arıburnı raporlarını yazmaya başladım.

21 Kasım 1332 Pazartesi ( 4 Aralık 1916)

Kitap okumakla vakit geçirdim. Öğleden önce tayları gördüm. Öğleden sonra Şevki Bey’in evine gittim. Beş liraya bir halı ve bir liraya bir hamam takımı aldım.

23 Kasım 1332 (6 Aralık 1916)

Arıburnu raporunu not ettirmeye devam. “Mebadi-i Felsefe (Felsefenin İlkeleri) adında bir eseri okumaya başladım. (George L.Fonshgrive – Elements de Philosophie – Ahmet Naim çevirisi 1915)

27 Kasım 1332 (10 Aralık 1916) ( 4 Aralık 1916)

Sabah çok fazla nezleye yakalanmış kalktım. Kemal Bey’in (Namık Kemal) Malakat-ı Siyasiye ve Edebiyesi’ni (Siyası ve Edebi Makaleler) okudum. İkinci kitabın sonundaydım, bitti. Arıburnu raporunu okuttum. Sonra Neşet Bey Çapakçur cephesiyle ilgili yazısını okudum. Sonra yeni gelmiş olan İstihkam Yüzbaşısı Fuat Efendi’ye hayvanlarımı gösterdim. Sonra yeniden evime geldim. Kemal Bey’in (Namık Kemal) Tarih-i Osmani’sini okumaya başladım. Yemekten önce Emin Bey’in (Mehmet Emin Yurdakul) Türkçe Şiirler’iyle Fikret’in (Tevfik Fikret) Rübab-ı Şikeste’sinden benzer konuda bazı parçalarını okuyarak bir karşılaştırma yapmak istedim. İkisi de bambaşka güzel. Ancak Türkçe olanda da, ötekinde de aynı oranda Arapça, farsça sözcükler var. Ayrım, biri parmak hesabı, öteki değil.

Bu tarihten bir gün sonra Mustafa Kemal 2. Ordu Komutanlığı’na vekil olarak atanır. Komutan İzzet Paşa İstanbul’a çağrılmıştır. Bu anıları topluca iki kaynakta bulabilirsiniz. Birincisi Türk Tarih Kurumu Yayınları XVI. Kitap Seri 16 Şükrü Tezer Ankara / 1972, ikincisi ise benim yararlandığım rahmetli M.Sunullah Arısoy’un “Mustafa Kemal Atatürk’ün Söyleyip Yazdıkları 1. Kitap Türk Tarih Kurumu Yayınları Ankara 1982” kitabıdır. Bu kitabı 1986 yılında bana kendisi armağan etti. Ne yazık ki bir yıl sonra kendisini yitirdik. Tanıdığım en yürekli devrimci ve gerçek bir Atatürkçüydü. Rahmetle anıyorum.İleride yine Anı Defteri’nde yer alan ilginç günlükleri yazarak sizlere aktarmak istiyorum. Ancak bu eşsiz AYYAŞ’ın, 30 Ekim 1332 (12 Kasım 1916) günü notlarının son kısmını izninizle buraya aktarmadan geçemeyeceğim.

“ …… Akşam rakı büfesi hazırlamışlar. Öteki subaylar için de böyle. Askere bu kadar yakın bulunan subaylar için durumu uygun görmedim. Yeni Tümen Komutanı Ali Fuat Bey’le (Ali Fuat Cebesoy) bu konu görüşüldü. Gece Alay komutanının barakasında yattım. Öksürükten çok kötü uyudum.”

Yorumlar

YORUM YAP