GÜNDEM




...

/ İçerik /

BARIŞ SÜRECİ CİNAYETLERİ




2013-01-15 - Bodrum

Kestane rengindeki araç, sıcak sayılabilecek bir yaz günü akşamüstü kentin merkezine doğru yol alıyordu. Adam, bagajındaki önemli yüke aldırmaksızın, sağa sola bakıyor, arada bir hafiften alnına toplanan teri siliyor ve aracı istediği yere park edebilmenin planları yapıyordu. Kentin en işlek caddesindeki Adliye Binası önüne ulaştığında, korktuğunun başına geldiğini anladı. Hiç park yeri yoktu. Vakti vardı, bir tur daha atabilirdi. Attı, ancak yine boş park yeri bulamadı. Çaresiz biraz ileride daha önce boş olduğunu gördüğü ve hala kimsenin park etmediği yere arabasını bıraktı. Kentin en hareketli bölgesinde insanlar alışveriş merkezlerine giriyor, çıkıyor, turistler resim çekiyor, çocuklar sağa sola koşuşturuyordu. Adam arabasından inmeden önce arka koltuğa doğru eğildi ve bir süre örtü altında duran mekanizmanın ayarını tekrar kontrol etti. Saatine baktı, arabadan indi ve kalabalığa karıştı. Daha önce belirlediği Pub’a gidip birasını söyledi. Gözleri devamlı saatine gidiyor, ancak dikkat çekmemek amacıyla bakmamaya çalışıyordu. Arada bir kapının yan tarafından arabayı bıraktığı yere doğru bir bakış atıyor, sonra gözleri yeniden saatine gidiyordu. Gören, sevgilisini bekleyen bir aşık zannederdi, bu orta boylu, İrlanda’nın kırsal kesiminden gelmiş çağrışımı veren hafif saçları dökük adamı. Derken müthiş bir patlamayla ortalık sarsıldı. Patlamanın olduğu yere uzak olmasına karşın Pub’ın bile bar şişeleri yerlere döküldü, bardaklar kırıldı, ama adam pek aldırış etmeden birasının son yudumlarını içti. Kalktı, dışarı çıkarken kendi kendine mırıldandı: “Şimdi devam et barış görüşmelerine Sinn Fein, bakalım sonuç alabilecek misin?” Tarih 15 Ağustos 1998, günlerden Cumartesi, yer ise Kuzey İrlanda’nın Tyrona bölgesindeki Omagh kentiydi. 220 kiloluk müthiş bombanın patlaması sonucu, aralarında 6 çocuk ve ikiz çocuğuna hamile bir kadın olmak üzere 28 kişi ölmüş, 220 kişi yaralanmıştı. Terörü, o sırada barış görüşmelerine katılan IRA’nın (Irish Republican Army – İrlanda Cumhuriyet Ordusu) siyasi kanadı Sinn Fein’e karşı çıkan bir gurubun kurduğu ‘Gerçek IRA’ üstlendi. İşin garibi, bu örgüt içindeki ikili ajan Kevin Fulton (takma ismi) durumu İngiliz polisine iki gün önce bildirmiş, ayrıca ‘Gerçek IRA’ da şehirdeki yerel TV’ye eylemi haber vermiş, ancak kesin yeri bildirmemişti. Gerçek IRA’nın amacı barış sürecini baltalamaktı. Ama Tony Blair ve Sinn Fein devam etti ve sonunda başardılar… ./.. Fransız polis şefi tedirgindi. İspanya’dan gelen timin başındaki amir, sanki operasyonun komutanıymış gibi hareket ediyor, kendisi dahil herkese emir yağdırıyordu. Oysa burası Fransız Pirenelerinin üzerindeki küçük Cauterest Kasabasıydı. İspanyollar ilk istihbaratı verdikten sonra paketleme işini tamamen Fransızlara bırakmış, ancak son anda operasyona bir antiterör timiyle katılmaya karar vermişlerdi. Vakit gece yarısını çoktan geçmişti. Fransız polisinin aceleciliğine karşın İspanyol komutan bütün soğukkanlılığı ile saatini gösteriyor, sürekli olarak saat 3’ü işaret ediyordu. Sonunda harekete geçildi, emanetin olduğu evin etrafı sarıldı. İçerideki eleman kapıdaki İspanyol polisinin sesini duyunca çok fazla direnemedi. Beş yıldır tüm bombalamaların planlayıcısı, uygulayıcısı, Bask bölgesinin efsane komutanı, yanında yine ETA militanı bir kadınla kıskıvrak yakalandı. 16 Kasım 2008’de gece 3:30’da Pirene Alplerinin bu küçük kasabasında yakalanan kişi Txeroki – Çeroki lakaplı Miguel De Garikoitz Aspiozu Rubina idi. ETA (Euskadi Ta Askatasuna – Bask Milli Özgürlük Hareketi)’nin en önemli militanı ve komutanlarından biriydi. 2006 ateşkesinden sonra 30 Aralık 2006’da Madrid Havaalanını bombalamış, bunun üzerine zamanın İspanya Başbakanı Lois Rodriguez Zapatero açıklamıştı: “Barış süreci bitmiştir.” Ardında yine ETA’nın legal partisi Batasuna ile görüşmelerin başlama olasılığı belirdikten hemen sonra 1 Aralık 2007 tarihinde Fransa’da iki İspanyol polis şefini öldürmüş ve süreci daha başlamadan sona erdirmişti. Süreç uzun bir süre kesintiye uğrayacak ve ancak 5 Eylül 2010 tarihindeki ateşkes ve 20 Ekim 2011’deki silah bırakma kararıyla tekrar başlayabilecekti. Bunları size neden anlattım? Barış pamuk ipliğine bağlıdır. Savaşmak kolay barış yapmak zordur. Barış savaştan daha büyük cesaret ister, sabır ister, kararlılık ister. Paris cinayetleri keşke son olsa, ama bu süreçte her şeye hazırlık olmak gerekir. Hiçbir şey, dağda veya ovada, 20 yaşındaki bir gencin hayatından daha değerli değildir. (Not: Tarihler, yerler ve olaylar tamamen doğrudur. Senaryoları ben uydurdum.)

Yorumlar

  • Mehmet Okdemir
    12.07.2017
    Barış Süreci Cinayetleri Yorum

YORUM YAP